Sonuç olarak, emeklilik yıllarını düşünmek yirmili yaşlarda uzak bir hayal gibi gelse de risk toleransı planı en çok o dönemde kurulduğunda işe yarar. Uzun vadeli düşünmenin bugünkü yaşam standardınızı düşürmeden nasıl mümkün olduğunu anlatıyoruz.
Yüksek faizli borç varken yapılan birikim çoğu zaman net kayıp doğurur. Risk toleransı konusunda önce borcun maliyetini, sonra beklenen getiriyi karşılaştırmak gerekir.
İlk bakışta, borç kapatmada sıralama yöntemi kişiye göre değişir; kimi en yüksek faizden, kimi en küçük bakiyeden başlar. Risk toleransı ile ilgili planı borç takvimiyle aynı sayfada tutmak kararları kolaylaştırır.
Nominal artış her zaman gerçek kazanç anlamına gelmez. Risk toleransı ile ilgili sonuçları enflasyondan arındırarak değerlendirmek, gerçek alım gücünüzü görmenizi sağlar.
Tek para biriminde yoğunlaşmak dalgalı dönemlerde riski artırır. Risk toleransı konusunda dağılımı önceden belirlemek, panik anında karar vermekten daha güvenlidir.
Çoğu zaman, okul dönemi, bayramlar, yaz tatili ve kış ısınma masrafları takvimde belirgin tepeler oluşturur. Bu tepeleri önceden bilmek, risk toleransı konusunda ani bozulmaları engeller. On iki aylık bir gider haritası çıkarmak, sürprizleri planlı harcamaya çevirir.
Turizm, tarım veya inşaat gibi alanlarda gelir de mevsimsellik gösterir. Yoğun aylarda fazlayı ayırıp durgun aylara aktarmak, risk toleransı ile ilgili dengeyi korur. Böylece düşük sezonda karar vermek zorunda kalmazsınız.
Bu nedenle, düşük gelirde öncelik nakit akışını dengelemek, yüksek gelirde ise vergi ve çeşitlendirme olur. Risk toleransı konusunda önceliği doğru sıralamak, aracın kendisinden daha belirleyicidir.
Aynı yöntem her bütçede aynı sonucu vermez. Risk toleransı ile ilgili tavsiyeleri kendi gelir ve gider yapınıza oranlayarak uygulamak, kopyalamaktan daha sağlıklıdır.
Bu nedenle, risk toleransı ile ilgili kurum değiştirmeye karar verildiğinde acele etmemek gerekir; yeni yapı kurulmadan eskisini kapatmak nakit akışında boşluk yaratır. Önce yeni hesap ve talimatlar hazırlanır, birkaç dönem paralel yürütülür, sonra eski yapı kapatılır. Bu sıra, ödemelerin atlanmasını önler.
Sonuç olarak, risk toleransı konusunda taşınma sırasında en çok gözden kaçan şey otomatik ödemelerdir. Eski hesaptan çekilen düzenli talimatların listesi çıkarılmadan kapatma yapılırsa gecikme ve ek masraf ortaya çıkar. Kapatma yazısının ve son bakiye belgesinin saklanması da ileride işe yarar.
Kredi notu, bankaların size hangi faiz oranıyla ve hangi limitle kredi vereceğini belirleyen temel ölçüttür. Notu yüksek olan biri aynı krediyi daha ucuza kullanır, bu da uzun vadede binlerce liralık fark yaratır. Düzenli ödeme geçmişi, kart limitinin tamamını kullanmamak ve gereksiz kredi başvurusu yapmamak notu zamanla yukarı çeker.
Faiz oranı en yüksek borçtan başlamak matematiksel olarak en az maliyetli yöntemdir; kredi kartı ve ihtiyaç kredileri genelde bu grubun başında gelir. Motivasyona ihtiyaç duyanlar için tutarı en küçük borcu önce kapatmak da işe yarar. Hangi yöntemi seçerseniz seçin, diğer borçların asgari ödemelerini aksatmamak şarttır.
Genel olarak, en yaygın çözüm, ortak giderler için gelir oranında katkı yapılan tek bir hesap açmak ve kişisel harcamaları ayrı hesaplarda tutmaktır. Böylece hem kira, fatura, market gibi kalemler garanti altına alınır hem de kimse her harcaması için hesap vermek zorunda kalmaz. Ayda bir kez kısa bir para sohbeti yapmak, biriken küçük anlaşmazlıkların büyümesini engeller.
Asgari ödeme borcu kapatmaz, yalnızca gecikmeye düşmenizi engeller ve kalan tutar yüksek faizle işlemeye devam eder. Bu döngü birkaç ay sürdüğünde anapara neredeyse hiç azalmaz. Mümkünse dönem borcunun tamamını ödeyin, olmuyorsa kartı daha düşük faizli bir krediye yapılandırmayı değerlendirin.
Bu nedenle, yolun sonunda kazanan, en çok kazanan değil parasının nereye gittiğini bilen kişi oluyor; bu alışkanlığı bugün başlatırsanız gelecek yıl bambaşka bir tablo göreceksiniz.